Hakkımızda

HORASAN ERENLERİ  DERNEKLER FEDERASYONU’nu Neden Kurduk?
Yıllardır Alevilerin temel insan hakları bağlamında inancının tanınması, cem evlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi ve her inanca devletimizin eşit mesafede durması,eşit yurttaşlık hakkı , zorunlu din dersi uygulaması,zalime karşı mazlumun yanında yer almak  gibi konularda çeşitli platformlarda görüşlerimizi dile getirdik. Son iki yıldır yapılan çalışmaların sonuçları ortaya çıktığında her zamanki gibi devlet ile hükümeti birbirinden ayıramayan ne istedikleri veya ne istemedikleri belli olmayan tabelasında alevi yazan , Alevileri ve Aleviliği siyasi ideolojilerine payanda yapmak isteyen bazı kurumlar  her zaman olduğu gibi  olumlu-olumsuz her uygulamayı toptan reddediyorlar.

Her zaman devletinin,milletinin,vatanının bölünmez bütünlüğü anlayışının yanında olan  Alevi vatandaşlarında bu devletten hakları olduğu anlayışını kabul eden devlet aklının ortaya koyduğu yasal değişiklikler  uygulanmadan ve sonucu belli olmadan haksız ve ön yargılı şekilde protestolara maruz bırakılmasının arka planının iyi anlamak gerekiyor. 
T.C.Hükümeti tarafından iki yıldır yapılan çalışmalar Cumhurbaşkanlığı tarafından kararname haline getirilerek yayınlanmış ve buna paralel olarak bazı temel kanunlarda alevi kamuoyunu ilgilendiren yapısal değişlikler yapılmıştır. Yıllardır yaşadığımız acılar ve yok sayılma, ötekileştirme sorunlarımızın çözümü için devlet aklı devreye girerek bazı kararlar alınmış olup uygulamaları eksik bulanlar olabilir. Önemli olan bir adım atılması ve sorunun çözümü için iradenin ortaya konmasıdır.

Kültür bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ve yapılacak yasal düzenlemelerle alevilerin sorunlarının ancak devlet aklı ve devleti yöneten hükümetlerle çözüleceğine inanıyoruz. Bu bağlamda geçmişin hatalı uygulamalarının kavga ile değil  hoşgörü içinde karşılıklı diyalogla ,laikliğin temel kuralı olarak devletin inançsal faaliyetlerden çekilmesini veya bütün inançlara eşit mesafede durmasını arzu ediyoruz. 

Bu topraklarda asırlardır alevi-sünni demeden et ve tırnak gibi yaşamış tasada ve sevinçte beraber olmuş vatan savunması söz konusu olduğunda canını malını vermekten sakınmamış bir milletin evlatları olarak her zaman  Türkiye Cumhuriyeti devletinin yanında olduk. Bundan sonrada vatanımız üzerinde kirli oyunlar tezgahlayan içte ve dışta bölücü ,gerici ihanet çetelerine ve destekçisi şer odaklarının yerli işbirlikçilerine karşı  ulusal bütünlüğümüzü  savunmaya devam edeceğiz.

Bu ana düşünceler ekseninde bir araya dernekler olarak Horasan Erenleri Dernekler Federasyonunu 11 Kasım 2022 tarihinde Ankara’da kurduk. Federasyon olarak devletin ve hükümetin aldığı bütün olumlu kararları ve yapılacak uygulamaları destekliyoruz. Bu çalışma uzun yıllardan sonra  yapılan bir ilktir. Doğru yapılana doğru  demek ,yanlış ve eksik yapılanı eleştirmek ve doğruyu göstermek siyasal kaygılar taşımadan bizim temel anlayışımızdır. Ancak yapılmaya çalışılan uygulamalara karşı bir görüşü ve çözümü olmayanların her şeye bazı mihraklara selam göndermek adına muhalefet etmeyi alışkanlık haline getiren çözümsüzlüğü çözüm diye alevi kamuoyuna dayatanların tavırlarının bizim gözümüzde kıymeti yoktur. 

Yapılan düzenlemelere  en fazla  karşı çıkış noktası eşit yurttaşlık talebiyle  dile getirilmektedir. T.C.Anayasasında  bu hususta  yeteri kadar yasal düzenleme mevcut olup  ortaya çıkan sorunlar  uygulamadan ,geçmişten gelen  ayrıştırıcı ve kışkırtıcı  hareketlerden kaynaklanmaktadır. Bu sorun  karşılıklı diyalog  ve birbirini anlama ile çözülebilecektir. Osmanlı döneminde  kul olan insanlar  cumhuriyetle birlikte  vatandaş olabilmiş ,dağlara köşe bucağı saklanmış aleviler  devletle tanışmıştır. Kökleri geçmişten gelen derin sancıların  vebali o dönemlere ait olup bizler  geçmişten ders alarak yarınlara daha güvenle bakmak zorundayız.

Aleviliğin Kültür Bakanlığına  bağlanarak asimile edileceği kaygısı yersiz olup  Devletin maddi ve manevi destekleri yapabilmesi için cem evlerinin kurumsal  bir yapıya bağlanması  gerekmektedir. Kültür Bakanlığı içinde yer alan kurumsal yapının uygulamalar yapıldıkça   ileride her yönüyle bağımsız bir kurumsal yapı haline geleceğine inanıyoruz.Hükümetler geçicidir ancak kurumlar kalıcıdır. Eksilikler ve yanlış uygulamalar zamanla düzelecektir.

Hiçbir dönemde emperyalizmle iş birliği yaparak  hiçbir  ülkeye demokrasi gelmemiştir. Bizi bizden ayırmak isteyen ve birbirimize düşman edenlere karşı dünden daha fazla kenetlenmeye ihtiyacımız vardır

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur “ ifadesine sadık olarak  Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin “ Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır”  “ Hayatta en hakiki mürşit ilimdir fendir “   sözlerini düstur edinerek  karanlığa, gericililiğe ve bölücülüğe karşı mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.

Tarihsel ve İnançsal varlığımızın temeli Horasan Erenlerinden,Evliyalarından aldığımız manevi güçle, Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu olarak devletin ve milletin bölünmez bütünlüğünü ,hukukun üstünlüğünü demokratik kurallara ve ülkemizin tam bağımsızlığına   bağlı kalacağımızı, bütün insanları  din, dil, inanç. ırk, renk, cinsiyet, etnik yapısı, ideolojik ayrımlara tabi tutmadan yetmiş iki millete bir nazarda bakmak üzere herkesi can  gözüyle görmeyi  beyan ediyoruz.

Herkesin siyasi düşüncesine ,ideolojik ve teolojik   değerlerine karşılıklı saygı gösterme temelinde  bu topraklar üzerinde yaşayan insanların  birinci sınıf vatandaş  ve eşit yurttaş olduğunu  varsayarak  sadece insanlar değil  canlı cansız  bütün varlıkların  yaşama hakkına saygı duyacağımızı ,çalışmalarımızda  akıl ve bilimi esas alarak  ulusal çıkarlarımızı  göz önünde  bulundurarak hiçbir siyasi partinin ve anlayışın  arka bahçesi ve şunun bunun adamı olmadan  ülkemizi karanlığa  götürecek  gerici bölücü amaçlar taşıyan partiler hariç  bütün siyasi oluşumlarla görüşerek düşüncelerimizi paylaşacağımızı taahhüt ediyoruz.

Kerbela’dan beri haksızlığa , zulme ve zalimlere  karşı ,mazlumların yanında yer alacağımızı, adaletten, hukuktan, kul hakkından, eşitlikten  ayrılan bütün  kesimlere karşı Hüseyni duruşumuzu göstereceğimizi  beyan ediyoruz.

BİZ NE ÇEKTİYSEK BİZE BENZEYİP BİZDEN OLMAYANLARDAN ÇEKTİK " kıssasından dersimizi aldık, artık beyaz pirinç daneleri içindeki  pirince benzeyen beyaz  taşları görüyoruz

Tarih boyunca yönetimlere muhalefet edenleri alevi saymak, aleviliğe don biçmek, alevi kutsalları üzerinde tahribatlar yaparak Hak-Muhammet-Ali'den kalan yolumuzun içini boşaltan yol yıkım ekiplerine karşı bizimde söyleyeceklerimiz olacaktır.Bize benzermiş gibi görünüp yolumuz ve inancımız üzerinde elinizi çekin GÖNÜL KALSIN YOL KALMASIN Aşk ile. 
 

KURULUŞ MANİFESTOMUZ
BİZ NE ÇEKİYORSAK BİZE BENZEYENLERDEN ÇEKİYORUZ


Yıllardır Alevilerin temel insan hakları bağlamında inancının tanınması, cem evlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi ve her inanca devletimizin eşit mesafede durması,eşit yurttaşlık hakkı ,zalime karşı mazlumun yanında yer almak  gibi konularda çeşitli platformlarda görüşlerimizi dile getirdik. İki yıldır yapılan çalışmaların sonuçları ortaya çıktığında her zamanki gibi devlet ile hükümeti birbirinden ayıramayan ne istedikleri veya ne istemedikleri belli olmayan tabelasında alevi yazan ve hangi siyasi mahfillere hizmet ettikleri belli olmayan bazı kurumlar yine ortaya çıkıp toptan reddiyelerine devam ediyorlar.
İyi niyetle ve alevi vatandaşlarında bu devletten hakları olduğu anlayışının kabul görmesiyle yapılan yasal değişiklikler  uygulanmadan ve sonucu daha belli olmadan haksız ve ön yargılı şekilde protestolara maruz bırakılmasının arka planının iyi anlamak gerekiyor. 
Hükümet tarafından iki yıldır yapılan çalışmalar Cumhurbaşkanlığı tarafından kararname haline getirilerek yayınlanmış ve buna paralel olarak bazı temel kanunlarda alevi kamuoyunu ilgilendiren yapısal değişlikler yapılmıştır.
Kültür bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ve yasal düzenlemelerin içeriğine değil siyasi söylemlerle yapılan eleştirileri alevilerin sorunlarının ancak devlet aklı ve devleti yöneten hükümetlerle çözüleceğine inanan bizler anlamakta güçlük çekiyoruz.
 Biz  geçmişin hatalı uygulamalarınnı  kavga ederek değil karşılıklı diyalogla sorunların çözüleceğini, laikliğin temel kuralı olarak devletin mümkünse inançsal faaliyetlerden çekilmesini veya bütün inançlara eşit mesafede durmasını arzu ediyoruz. 
Bu topraklarda asırlardır alevi-sünni demeden et ve tırnak gibi yaşamış tasada ve sevinçte beraber olmuş vatan savunması söz konusu olduğunda canını malını vermekten sakınmamış bir milletin evlatları olarak her zaman  Türkiye Cumhuriyeti devletinin yanında olduk. Bundan sonrada vatanımız üzerinde kirli oyunlar tezgahlayan içte ve dışta bölücü ,gerici ihanet çetelerine ve destekçisi şer odaklarının yerli işbirlikçilerine karşı  ulusal bütünlüğümüzü  savunmaya devam edeceğiz.
       Yıllardır yaşadığımız acılar ve yok sayılma, ötekileştirme sorunlarımızın çözümü için devlet aklı devreye girerek bir dizi uygulamalar hayata geçirilmeye başlamıştır.. Alınan kararları ve yöntemlerini  eksik bulanlar olabilir. Önemli olan bir adım atılması ve sorunun çözümü için iradenin ortaya konmasıdır. Alınan kararları ve yapılmaya başlanan uygulamaları  hükümetin siyaseten oy devşirmek veya yükselen alevi muhalefetinin  gazının alınması  ağza bir parmak bal çalınması gibi değerlendirenler olacaktır.
          Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu olarak devletin ve hükümetin aldığı kararları ve yapılacak uygulamaları destekliyoruz. Bu çalışma uzun yıllardan sonra  yapılan bir ilktir. Doğru yapılana doğru  demek ,yanlış ve eksik yapılanı eleştirmek ve doğruyu göstermek siyasal kaygılar taşımadan bizim temel anlayışımızdır. Ancak yapılmaya çalışılan uygulamalara karşı bir görüşü ve çözümü olmayanların her şeye bazı mihraklara selam göndermek adına muhalefet etmeyi alışkanlık haline getiren çözümsüzlüğü çözüm diye alevi kamuoyuna dayatanların tavırlarının bizim gözümüzde kıymeti yoktur. Yıllardır talep ettiklerimizi  ve yapılanları karşılaştırmak  bir vicdani görevdir. Kurulan başkanlığın merkez yapılanması ve taşra teşkilatı oluştuktan sonra :
       1-Yıllardır   belediyeler imar planlarında  cami, kilise gibi ibadet yerleri için  arsa tahsisi yapmakta iken cemevleri görmezden geliniyor derken  artık düzenleme ile cemevlerinin imar ve arsa sorunları çözülecek, ayrılan yerler başka amaçla kullanılamayacaktır.
       2-İbadet yerlerinin elektrik,su,doğalgaz giderleri  devlet tarafından karşılanırken uygulama  içine cem evleri de eklenmiş olup cem evlerinin yapımı,bakımı ve onarım giderleri  devlet tarafından karşılanacaktır.
         3-Ayrıca Aleviliğin öğrenilmesi, tanınması  için eğitim, araştırma, arşivleme basın yayın gibi çalışmaların yapılmasının zemini hazırlanmış olup kurulacak araştırma merkezlerinde Alevilik hakkında bilimsel  ve akademik çalışmalar yapılabilecektir.
        4-Yapılan düzenlemelere  en fazla  karşı çıkış noktası eşit yurttaşlık talebiyle  dile getirilmektedir. T.C.Anayasasında  bu hususta  yeteri kadar yasal düzenleme mevcut olup  ortaya çıkan sorunlar  uygulamadan ,geçmişten gelen  ayrıştırıcı ve kışkırtıcı  hareketlerden kaynaklanmaktadır. Bu sorun  karşılıklı diyalog  ve birbirini anlama ile çözülebilecektir. Osmanlı döneminde  kul olan insanlar  cumhuriyetle birlikte  vatandaş olabilmiş ,dağlara köşe bucağı saklanmış aleviler  devletle tanışmıştır. Kökleri geçmişten gelen derin sancıların  vebali o dönemlere ait olup bizler  geçmişten ders alarak yarınlara daha güvenle bakmak zorundayız.
       5-Alevilik  kültür değildir,Kültür Bakanlığına  bağlanarak Alevilik yok ve asimile edilecektir itirazları  yerinde değildir. Devletin bir takım   maddi ve manevi destekleri yapabilmesi için  cem evlerinin  bir sisteme bağlanması  gerekmektedir. Bu konuda yıllardır dile getirilen Diyanet İşleri Başkanlığına  bağlanması önerisine yapılan yerinde eleştiriler sonucu şimdilik  bu kurumsal yapı Kültür Bakanlığı içinde yer almıştır. Esas itibariyle  idari ve mali yönden Cumhurbaşkanlığına , inançsal faaliyetler konusunda bağımsız bir kurumun olması  kurulması kaçınılmazdır.Zamanla bu sorunun çözülmesi olanaklıdır. Hükümetler geçicidir ancak kurumlar kalıcıdır. Eksilikler ve yanlış uygulamalar zamanla düzelecektir.
     Kaldı ki yıllardır Aleviliği bir kültür, felsefe ve yaşam biçimi olarak tanıtanlar   daha sonra Aleviliğin inanç olduğuna kanaat getirmeye  başlamışlar ancak  yönettikleri kurumların tabelalarında ( Alevi Kültür Dernekleri,Pir Sultan Abdal Kültür Derneklerin gibi )   kültür ve cemevi ismini  bulundurmaya devam etmektedirler. Canlar Alevilik  bir inanç  olduğu kadar bir kültürel anlayışı da içinde barındırmaktadır.
       6-Alevi dedelerinden isteyenlere özel bir statü ile devletten kadro verilerek ücret ödenmesi sağlanacaktır. Alevi dedesi  devletten maaş alırsa  devletin kontrolüne girer saygınlığını ve bağımsızlığını yitirir  gibi yapılan itirazların  dayanağı yoktur. Biz dedelerimizin giderlerini hakullahla karşılarız denmesine rağmen böyle bir uygulamada yapılmamaktadır. Gerçek Dedelerimize geçmişte olduğu gibi bu günde  güvenmek zorundayız.
          Köyden kente başlayan göçle birlikte büyük ölçüde zayıflayan  dede-talip ilişkisi artık son yıllarda kopmuştur.Yıllardır genel olarak dedeler  talip üzerine gidip irşat, görgü ve sorgularını  yapıp cem tutamamıştır. Son yıllarda zorunluluktan ortaya çıkan  cem evlerinin yapılmasıyla  da  geleneksel Alevilik yaşanamamış dede ve talip  ailesinin zorunlu giderlerini karşılama noktasında  yurt içi ve  dışı  kentlerde çalışmak zorunda kalmışken  beğenmediğimiz dernek ve vakıf yöneticilerinin çabalarıyla  değişik ocak ve süreklere  tabi canlar bir araya getirilebilmiştir.Ancak kendine maddi yönden yetebilen taliplerin ve bazı dedelerin dernekler, vakıflar , partiler aracılığı ile siyasallaşma  hastalığına yakalandığını da belirtiyoruz.
       Devletten maaş alırsak devletin alevisi oluruz diyenler devlet kurumu olan siyasi fikirlerine yakın belediyelerden  bir şekilde maaş almayı veya yurt dışı kaynaklı fonlardan  yararlanmayı mübah saymak gibi  çelişki içindedirler. İhtiyacı olan ve şartları taşıyan dedeler ücretlerini almalı,zorunlu giderlerini karşılayabilmelidir.
       Bu hususlarda daha çok örnek vermek mümkün iken işin   esasına girip artık aleviler ve inançları üzerinden siyaset yaparak  ikbal peşinden koşanlara   vatanımızı bölmek ve bizleri bu coğrafyayı kan gölüne  çevirmek isteyen emperyalist güçlere  karşı durmak zorunda olduğumuzu hatırlatıyoruz.
.  Hiçbir dönemde emperyalizmle iş birliği yaparak  hiçbir  ülkeye demokrasi gelmemiştir. Bizi bizden ayırmak isteyen ve birbirimize düşman edenlere karşı dünden daha fazla kenetlenmeye ihtiyacımız vardır
      Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürkün Gençliğe hitabesinde belirttiği  “ Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
      Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur “ ifadesine sadık olarak  Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin “ Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır”  Atatürk’ün  “  Hayatta en hakiki mürşit ilimdir fendir “   sözlerini düstur edinerek  karanlığa, gericililiğe ve bölücülüğe karşı  mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.
     Horsan Erenleri Dernekler Federasyonu olarak devletin ve milletin bölünmez bütünlüğünü ,hukukun üstünlüğünü demokratik kurallara ve ülkemizin tam bağımsızlığına   bağlı kalacağımızı beyan ediyoruz.
    Bu ülkede yaşayan bütün insanları  din, dil, inanç. ırk, renk, cinsiyet, etnik yapısı, ideolojik ayrımlara tabi tutmadan yetmiş iki millete bir nazarda bakmak üzere herkesi can  gözüyle görmeyi  beyan ediyoruz.
      Herkesin siyasi düşüncesine ,ideolojik ve teolojik   değerlerine karşılıklı saygı gösterme temelinde  bu topraklar üzerinde yaşayan  insanların  birinci sınıf vatandaş  ve eşit yurttaş olduğunu  varsayarak  sadece insanlar değil  canlı cansız  bütün varlıkların  yaşama hakkına saygı duyacağımızı  beyan ediyoruz.
      Yapacağımız çalışmalarda  akıl ve bilimi esas alarak  ulusal çıkarlarımızı  göz önünde  bulundurarak hiçbir siyasi partinin ve anlayışın  arka bahçesi ve şunun bunun adamı olmadan  ülkemizi karanlığa  götürecek  gerici bölücü amaçlar taşıyan partiler hariç  bütün siyasi oluşumlarla görüşerek düşüncelerimizi paylaşacağımızı taahhüt ediyoruz.
       Kerbela’dan beri haksızlığa , zulme ve zalimlere  karşı ,mazlumların yanında yer alacağımızı, adaletten, hukuktan, kul hakkından ,eşitlikten  ayrılan bütün  kesimlere karşı Hüseyni duruşumuzu göstereceğimizi  beyan ediyoruz.
        Bir kıssadan hisse olarak  Baba kurt yavrusuna hayatın tehlikelerini gösterip eğitirken kuzuları gösterip " bak bunların eti çok lezzetlidir “  " çobanı gösterip " bak bunun elindeki  sopadır, canını çok acıtır ,dikkat etmelisin" demiş. Bu arada yavru kurt köpeği gösterip "baba bu bize çok benziyor " deyince  Baba kurt "YAVRUM BUNU GÖRÜNCE KAÇ ,BİZ NE ÇEKTİYSEK BİZE BENZEYİP BİZDEN OLMAYANLARDAN ÇEKTİK " demesinden bizlerde ders aldık, beyaz pirinç daneleri içindeki  pirince benzeyen beyaz  taşları görüyoruz
    .Canlar bu kıssayı istediğiniz gibi yorumlayabilirsiniz. Ancak tarih boyunca bütün devletlerde yönetime muhalefet edenleri alevi saymak, aleviliğe don biçmek, alevi kutsalları üzerinde tahribatlar yaparak Hak-Muhammet-Ali'den kalan yolumuzun içini boşaltan yol yıkım ekiplerine karşı bizimde söyleyeceklerimiz olacaktır. Artık bize benzermiş gibi görünüp yolumuz ve inancımız üzerinde tepinmeyin. GÖNÜL KALSIN YOL KALMASIN Aşk ile. 12.11.2022

       HORASAN ERENLERİ DERNEKLER FEDERASYONU

                           Mehmet Şahin
                           Genel Başkan